Cok degerli Vatandaslarimiz,

18.09.2018 tarihinde saat 16:22 dolaylarinda Polis karakolunun yanindan gecen ATIB Kufstein Dernek Baskani Mehmet Türkmen ve Sekreteri Salim Baykal`a rastladim.

Mehmet Türkmenin kolundan tutup Polisin kapisina dogru…

„Gel kanı b… serefsiz, A.B´ye Allah`in Evine girme yasagi koyduk, buraya adim atamaz!“ diye anlatiyormussun!

„Her yerde Cami`nin 470.000 EURO`su eksik!“ diye bagiriyormussun, arkamdan konusma, Polisin önündeyiz, iceri girelim ve Polise beni sikayet et!“

diye sürükledim.

Elimden kurtulup Salim Baykalin arkasina saklanan Mehmet Türkmeni tekrar tekrar Polise gelmesi icin kolundan yakalayip sürükledim ama Salim Baykal hep elimden kurtardi.

Kapinin önündeki gürültüyü duyan yaklasik 10 Polis Memuru etrafimizi sarinca:

„Sen yanlis duymussun, sen yanlis duymussun! Biz böyle bir sey söylemedik!“ diye  az kalsin aglamaya basladilar!

Ne kadar zorlasam da, Polislere durumu anlatsam da, bu insanliktan nasibini almamis ATIB Union`un ajanlarina, iddia ettikleri eksik 470.000 EURO icin Polise sikayet ettiremedim.

Polis kavgayi yatistirmak icin Mehmet Türkmeni iceri aldi ve ben Salim Baykal ile görüsmelerimi sürdürdüm. Salim Baykal tekrar tekrar:

„Biz asla böyle bir sey söylemedik, senin hesaplar tamam!“ diye ‚aglmaya‘ devam etti.

 

Salim Baykal`a:

Hani bana telefon acip: „Sana darbeye hazirlaniyorlarmis, agzimin orucuyla beni aksama kadar …..a sövdürdüler,  ben bu ibnelere bu düzeni bozdurtmam, beni acilen kendi ekibine al!“ diyordun, ne olduda sonra birden saf degistirip bu ….a sövdügün adamlarla simdi bir olup milleti colu cocugu Camiden kovdun?

soruma cevap veremedi. 

 

Salim Baykal`a ne oldu? Kim baski yapti? Bunlar kimlerden emir aliyorlar? Bu gence, tanidigim en delikanli Usakliya bir kac saat icinde neler oldu?

 


Salim Baykal agzindan ne kacirdi?

ATIB Union´un darbesinden önce Camii`nin üye listesini vs. yayinlamak icin 8.000 EURO degerindeki LED-65-Ekran-Dijital-Panoyu Hong-Kong`dan gümrük masraflari dahil ~1.500 dolara (Numune fiyatina) ithal etmis ve ayarlarinin yapilmasi icin bir Elektrikci Sirkete emanet birakmistik. Bu Alet darbeden sonra Elektrikcide unutuldu ve birgün bizi arayip emanetin alinmasi istendi. Bütün ricalarimiza ragmen Elektrikci sirket bu aleti kendisi Camiye birakmak istemedi.

Buyüzden 11 ay sonra bir arac bulup Caminin bahcesine Televizyonu birakip, arkama bakmadan geri gittim.

Salim Baykal bizi Kameradan izlediklerini ve buyüzden gecen hafta Polise sikayet ettiklerini anlatti.

Hayretler icinde, neden?  Ne yaptim ki Polise neyi sikayet ettiniz?“

diye sorunca,

„Cami bahcesine Televizyon birakmissin, bunu sikayete geldik !“ dedi.

Polise neden geldiklerini yine de anlamadigim icin tekrar sordum. Bu sefer „Televizyonun faturasi vesaire yok diye geldik!“ dedi. Peki Televizyonun faturasini Polisten mi istemeye geldin, neden banka hesaplarina bakmadin, beni neden aramadin, dosyalara neden bakmadin, senin yigenin muhasebesini yapti, peki ona neden sormadin? diye sorularim karsisinda sadece siritmaya basladi. Bunlar nasil bir oyundur aman ya Rabbim!

Allah`im, ya islah et, eger islah olmuyorlarsa bildigin gibi yap Ya Rabbim!

Not: Polisle bu televizyon olayini konustum. Memur bey bana, „Seni sikayete gelenlere: Televizyon calindi mi yoksa getirildi mi?“ diye sordum, onlarda „getirildi“ dediler. „Peki biz ne yapalim simdi?  diye sorunca geri gittiler!“ dedi.

Ayrica Polisten disaridaki „yolsuzluk konulu“ olaylar hakkinda özellikle: „Du hast falsch gehört, du hast falsch gehört!  Sen yanlis duydun, sen yanlis duydun“ sözlerini hatirlatarak bir protokol tutun diye rica ettim ve Avukatima „Aktennotiz“ yapmasi ve Polisten bu protokolü almasi icin talimat verdim.

Admin:  Bu oyunun adı „Böl, parcala, yönet!“ oyunudur.  Memurlarimiz ve ATIB Union Kufstein`da yasayan müslümanlari bölmek ve parcalamak icin Ahlak-Teröristlerine yatirim yapmis, bu yüzden ne Islamiyeti, ne  milletimizi, ne de kültürümüzü temsil eden, Büyük Elciligede bildirdigimiz gibi: „Bir mafya gibi calisan, karanlik insanlar`in eline gecirdigi bir Kurum“ olmustur.

Baltanin sapi bizden olmazsa zaten bu kadar tahribat yapmalari mümkün degildir. Bu bizim tecrübelerimize dayanan sahsi tespitimizdir. Daha iyisini Allah bilir.

 

Devletimizin ve Kamuoyunun bilgisine sunulur.

Selamlar
AB